Babam bana kampa gideceğiz dediğinde pazartesiydi. Çok heyecanlanmıştım. Cuma günü alışverişe çıkıp eksikleri tamamladık. Cumartesi saat 5.30’da uyandık. Arabaya inip yerleşelim derken saat 06:00 olmuştu. Yol 3 saat sürdü. Kamp alanına varmadan bir yerde durup mola verdik. Sonra Koca Yayla’ya (kamp alanımız) doğru yola koyulduk. Aslında Sinekli Yayla’ya gidecektik ancak Volkan Abi sabah yaptığı keşifte, yaylada bulunan tüm düzlük yerlerin tomruklarla kaplı olduğunu, ağaç seyreltmesi yapıldığını söyleyip rotamızı yakında bulunan Kocayayla olarak belirledi.

Her şey evlilik yıldönümümüzde gerçekten bize özel bir şey yaşamak istediğimizi fark ettiğimizde başladı. Herkesin yaptığı gibi bir restauranta giderek kutlamak istemedik. Üstelik Aras da bizimle olsun istedik. Hem daha önce @kampagidelimmibaba ekibiyle seyahat eden arkadaşlarımızın önerisi hem de internet araştırması sayesinde Volkan ile telefonda tanıştık. Bizlere gerekebilecek tüm bilgileri en ince detayları ile anlattı. Tabi artı ve eksileriyle…

Lüle Ailesi olarak, ağustos ayı aktivite programına aldığımız 29-30 Ağustos Sakarya Çardacık yaylası aile-çocuk kampına bir hafta kala düşüp bileğimi burktuğumdan, kamp planlarını iptal edince "okullar pazartesi günü açılıyor hafta sonu ne yapalım" derdine düştük. Yüz yüze eğitimin başlayamayacağını bildiğimizden çocukları evden en azından o hafta sonu için uzaklaştırmak istiyorduk. Aklımıza gelen çeşitli aktivitelerden kalabalık nedeniyle korona riski var diye diye vazgeçerek haftayı perşembe gününe getirdik. Temiz hava ve doğa ile kalabalıklardan uzak olarak baş başa kalınabilecek tek yer olan kampa bensiz gidilmesine karar verdik.

Haftalarca evde geçen izole bir dönemden sonra hafta sonu kampa gitmenin fikri bile ruhumuza iyi geldi. Hazırlıklar tamamlanıp yola çıkılınca sanki aylardır uzak kaldığımız evimize dönüyormuş gibi bir coşkuyla sarmalandık. Her aşaması ne mutlu ki artık rutine binmiş. Birlikte kamp yapacağımız arkadaşlarla belirlenen yerde bir araya gelip tanışmak , birlikte yayla yollarını tırmanıp kamp yapacağımız yere varmak ve maceraya başlamak.

 

Uzun bir aradan sonra nihayet yeniden katılımcılarımızı karşılamak üzere heyecanla bekliyoruz limonata gibi bir yaz sabahında. Hazırlıklarımız tamam. Birer  birer geliyor aileler. Herkezde bir heyecan bir mutluluk. Ne kadar özlemişiz birlikte doğada olmayı, sıcak sohbetleri. Kamp katılımcılarımızın çoğu yabancı değil; ya daha önce Permakamp'a gelmişler, ya kampagidelimmibaba kamplarına katılmışlar, ya da onlarla beraber gelmişler. 

Bahar ve yazı aynı anda yaşayabileceğimiz yaylaların başında gelir Menekşe Yaylası…İzmit’te hava ne olursa olsun, 1050m yükseklikteki bu yayla kendi mevsimini kendi ayarlar. Bunu yaylaya çıkış yolundaki su birikintilerinden yazın ortasında bile hissedebilirsiniz. Güneş almayan kısımlar hiç kurumaz. Bu yollara girdiğimiz anda macera başlar ve elbirliği ile tüm konvoyu güvenli bir şekilde yaylaya ulaştırmaya çalışırız. Ufak tefek sıkıntılar yaşansa da, bakir doğaya ulaşmak için çekilen her türlü zahmete değer.

Şükürler olsun ki tekrar düşüyoruz yollara, kavuşacağız dostlarımıza ve bizi oralarda sükunetle bekleyen güzelim doğaya…Pırıl pırıl bir günün sabahında yine birer ikişer buluşma noktasına ulaşıyor araçlar… Herkesin yüzünden, gözünden, hareketlerinden ne kadar heyecanlı oldukları ve içinden geçmiş olduğumuz dönemden aşırı sıkıldığı okunuyor. Henüz hala yaylaya ulaşmamış olsak da orada olmak, birlikte karşılıklı kanlı canlı sohbet edebilmek bile herkese iyi geliyor.

Kampa Gidelim mi Baba, sıradan bir ebeveyn-çocuk etkinliğinden çok daha fazlası ve bunu sağlayan tek faktör doğada olması değil. Hep bir çocuk büyütmek için gerektiği söylenen ve günümüz şehir yaşamında pek kimsenin bulma şansına erişemediği o koca köyü kuruyor insanın ayaklarının önüne ve deneyimlediğim kadarıyla her bir kampında tekrarlanıyor bu; yeni katılımcılarla, farklı ortamlarda, farklı şartlarda. Dolayısıyla tesadüf olamaz.

@judith_malika_liberman 'a uyduk Gps i kapattık, hadi bir de Atlas Dergisi yıllarından bu yana pek çok yolculuğumuza ilham veren @ozcanyuksek 'in otoyollarla ilgili yazdıkları eklendi. Ne mi oldu? Kaybolduk. Ama her kayboluş bir yol bulur kendine nihayet. Sislerin arasından ırmakların, göllerin, dağların o saatteki büyülü manzaralarınin yanından geçerken aklımdan neler geçti en çok sen bilirsin @caglapinar75 .

Ateşehir Beşağaç Okulunun bu 2. Kampı. İlk kamp tecrübeleri aileler arasında konuşulduktan sonra tabii belli bir tecrübe oluşmuş oluyor. Bu tecrübe sebebi ile daha az soru alıyoruz bizde. Bu sebeple bazı değişik durumlar konusunda özellikle uyarılar yaptık. Bunlardan ilki kırıntı yolunun biraz zorlu bir yol olması. Buluşma yeri yakın ama yaylaya ulaşım yolları biraz kötü ve uzun. Genel yol uzunluğu olarak diğer kamplardan daha fazla değil ama.

Cron Job Starts