28-29 Ekim 2017 - Bolu / Sinekli Yayla Çocuk Kampı güncesi

Sonbahar artık iyice doğaya hakim...Tüm canlılar mevsim değişikliğine hazırlanırken biz de sezonun son kampına doğru yola çıkıyoruz. İstikamet Abant Gölü yakınlarındaki Sinekli Yayla...1450m rakıma sahip yayla, Bolu-Düzce sınırında yer alıyor ve gerek bitki örtüsü gerekse yayla evlerinin dizilimi açısından güzel görüntüler veren, bizim de tercih ettiğimiz favori yaylalarımızdan birisi...

Yaylaya hem Bolu hem de Düzce yönünden ulaşmak mümkün, biz Düzce-Samandere istikametinden gitmeyi tercih ediyoruz. Zira bu yol görsel açıdan muhteşem manzaraları ve keyifli seyri ile bizi sonbaharın tüm güzellikleri ile selamlıyor. Buluşma yerimiz her zamanki gibi Resul Abi'nin yeri. Havanın yağış göstermesinden dolayı son anda gelişini iptal edenler oldu fakat biz sezonun son kampını yapmaya kararlı ekibimizle birlikte tırmanışa geçiyoruz.

Yol çok keyifli...Su birikintilerinin, yer yer çamurlu bölgelerin içinden geçerek keyifle yol alıyoruz. Tepeye vardığımızda hava kapalı ancak yağış yok. Hızlı hareket ederek hemen kamp bölgemize karar veriyoruz. Yayla evlerinin aşağısında, yaylanın bitimine doğru çift taraflı geniş alanlar var. Suya yakın olan kısma, ağaçların altına doğru kampımızı kuruyoruz, çocuklar oyuna başladılar bile. Yürüyüşümüze hemen başlayıp, akşam hazırlıkları için hava kararmadan önce hazırlık yapmak istiyoruz. Abant Gölü'ne oldukça yakın bir bölgedeyiz ve ekibin ortak kararı ile göl istikametine doğru yürüyüşe başlıyoruz. Yağmur çiselemeye başlıyor ve tempomuzu koruyarak aşağı inişi tamamlıyoruz. Asfalta ulaştıktan sonra yağmur şiddetini arttırıyor ancak biz yine de bir süre yürümeye devam ediyoruz. Artık göle ulaşmamıza 1 km kadar kala bir belediye otobüsüne atlıyoruz zira yağmur artık bardaktan boşalırcasına yağıyor.

Göl gerçekten son derece görkemli manzarası ve doğasıyla görülmeye değer...Burada bir miktar dinleniyor ve dönüş yoluna geçiyoruz. Kampa yaklaştığımız anda bir sürpriz bizi bekliyor, her yer yoğun sis ve ancak araçları güçlükle seçebiliyoruz, görüş mesafesi 2-3 metre... Az sonra yağmur tekrar başlıyor ve sisi dağıtıyor. Biz de derhal ıslaklarımızı değiştirerek akşam için yemek ve odun hazırlıklarına girişiyoruz.

Gece yağış devam ediyor ancak keyfimiz yerinde...Ateş başı sohbetleri, birbirinden güzel masallarla geceyi karşılıyoruz. Çocuklar birer birer çadırlara yönelirken, doğanın sessizliğinde sadece ateşin çıtırtısını dinliyoruz. Bu saatler insanın kendini dinlemesi için paha biçilmez anlar.

Hiç bitmesini istemesek de bu sezon da bitti ve kış artık kapıda. Biz gelecek senenin planlarını yaparak ve doğada daha çok vakit geçirmenin hayalini kurarak birbirimizle vedalaşıyoruz. Bu sene yine çok güzel aktiviteler yaparak ailemizi biraz daha büyüttük ve birbirimizle birçok şey paylaştık. Katkısı olan tüm büyüklere ve çocuklara güzel bir öğrenim dönemi diliyorum.

Seneye tekrar birlikte yaylalarda buluşmak dileğiyle,

Sevgiler.

Volkan Üstün

 

 

 

 

 

Ayça Oğuş

1977 İstanbul doğumlu. 1995 İtalyan lisesi, 1999 Kocaeli Üniversitesi Ekonomi mezunu.Önce gezi ve doğa fotoğrafçılığı yaptı. 2007 yılında anne oldu, fotoğrafçılık teması çocuklara yöneldi.2009 yılından beri doğum fotoğrafları , 2010 yılından beri yeni doğan bebek fotoğrafları çekmektedir.2010 -2014 yılları arasında Muammer Yanmaz Fotoğraf Atölyesinde Doğum Fotoğrafçılığı Atölyesi
2015 FUJIFILM EĞİTİM MERKEZİ Doğum Fotoğrafçılığı Atölyesi vermiştir halen özel dersler veremeye devam etmektedir.
Deneyimlerini ve yaşam tarzını anlattığı 2006 yılından beri yazdığı Pi-NiK Kuş adlı blogun yazarıdır.
Ailesi ile birlikte ” Kampa Gidelim mi Baba”  diyerek, diğer ailelere doğa içerisinde yaşayabilecekleri kamplara götürmek konusunda rehberlik yapmaktadır.
Kendi içsel yolculuğunda 2001 yılından öğrenci olarak başladığı yogada 2016 da Deniz Bağan ve Çelen Arıman’dan temel yoga hocalık eğitimini, 2017’de Gizem Onay Collet’ten Hamile yogası hocalık eğitimini tamamlamış halen Çelen Arıman’dan Yin Yoga hocalık eğitimi almaya devam etmekte, Hamile yogası ve başlangıç seviyesi yoga dersleri vermektedir.
Mandala Meditasyonunu bir şifa çalışması olarak kullanarak, yetişkin ve çocuklarla Mandala Atölyelerine liderlik ederek katılımcıların kendi yolculuklarını yaratmalarına yardımcı olmaktadır.Sergiler:2005 Aralık Yalçın Savuran ve proje grubu ile bir gölge konulu karma sergi

2010 Aslı Tür ve ÖzlemTuran ile “Her Damlası Altın:Anne sütü” Sergisi

2012 Bige Yalın ve Özlem Turan ile “Anneliğe Doğmak” Sergisi”

2013 40 Haramiler “İnsan Hikayeleri” Karma Fotoğraf Sergisi

2013 10. Renk : Paris Projesi Sergisi

2015 : Yüzkumbarası Projesi

Yorum Ekle