Ekolojik Çocuk Kampı | Dedetepe Çiftliği | Temmuz 2012

Dedetepe Ekolojik Çocuk Kampımızın birincisi tamamlandı. 16 ebeveyn ve 17 çocuk ile muhteşem bir hafta geçirdik. Katılımcıların ön hazırlıkları, kampa uyumları MUHTEŞEMDİ :) Aşağıdaki fotoğraflar aslında aşağı yukarı neler  yaptığımızı anlatabilir ancak an içinde artık fotoğraf çekmenin anlamsız olduğu o kadar çok şey oldu ki yaşamayan birilerine bunları anlatmak çok zor. Hepsinin fotoğrafını çekmek de  mümkün değil.

Benim yine favorim büyüklerden çok çocuklardı. Minderlerin üzerinde onlarla aya bile gidebiliyorsun. Ölmüş bir böcek bulan Arda yaklaşık 1 metrelik bir sopa ucunda getiriyordu bana doğru, sonunda böcekle kanka olmuşlardı. İda’nın böcek elindeyken fotoğrafı ise tam an yakalamak denir ya “ O an “ fotoğrafı bana göre.


Fotoğraf : Elif Balçık

Evet çiftlikte bazı sinekler var ki adamın böcek ilacını alıp ortalığı kırası geliyor ama işte en fazla 3 gün sonra kaşıntısı geçiyor, Erin kamp sonuna doğru sineklere çakmak oyunumuzun ustası olmuştu: havada sineği takip edip çakarak mutlu olmayı öğrenmişti.

Sanırım her çocuk kendine göre birçok şey keşfetti, aileleri  de çocukları hakkında. Kamplarımızda en çok gözlemlediğim, konfor alanlarında ki davranışlarla buradaki davranışların farklılığına ebeveynlerin verdiği tepkiler oluyor. Çocuğu doğasına bırakabiliyoruz böyle yerlerde. Birbirlerini gözlemleyerek çok şey öğreniyor ya da örnekliyorlar.  Doğa’nın matematiği ve kuralları her ne kadar biz dışlamaya çalışsak da uymak zorunda olduğumuz kurallar. Çeşitlilik vazgeçilemez bir güzellik.

Bir çocuğa yılda bir kamp yeter mi? Yetmez elbet, daha keşfedecek çok şey var.

Son olarak ebeveynlerin inanılmaz kamp uyumu ve yardımlaşması hakkında birşeyler söylemek istiyorum. Ayça bir fotoğraf yayınlamıştı kamp sırasında : “Bizim kamplarda büyükler de çalışır” diye. Gönüllülükleri  ve istekleri ile enerjiyi çok yukarı çektiler. Çocuklarda bu enerjiden çok etkilendiler.

Nehire iniş merdiveni yaptık, kullanacağımız tahtaları kestik, zımparaladık, gece yürüyüşü yaptık ve dereyi gece geçerek yıldızları inceledik, büyük ayı tarif edildiği yerde bizi gözetliyordu, közde mısır patlattık; bir haftayı dolu dolu yaşadık.

Yaşadığımız anı ihtimalleri ile yakalamaya, beşeri ilimlerin tuzaklarına düşmemeye, doğanın mesajlarını anlamaya, onlarla bir uyum yakalamaya çalıştık. Her birimiz bir tohum ektik, ona bakmaya söz verdik. Bakalım kampagidelimmibaba sayfalarında ilk kimin filizi çıkacak.

Filizi tutanlarla seneye kampta tekrar buluşup ağaç olması için ekmeye karar verdik. 

Sözleştik.

Herkese çok teşekkür ederiz.

Alpay Oğuş

{phocagallery view=category|categoryid=22|limitstart=0|limitcount=0}

7 yorum

Yorum Ekle