Kurşunlu Köyü- Köy Yaşamı Deneyimi - 27 Eylül 2014

Bizler bu haftasonu uzun süredir hayal ettiğimiz bir projenin ilk adımını gerçekleştirdik. Çocuklarımızla beraber bir köye, Bilecik Kurşunlu Köyüne konaklamaya gittik. Bu sadece bir ziyaret değil, aynı zamanda sağlıklı üretilmiş gıdanın, aracısız temini, üretimini gözlemlemek, üretim sürecine fırsat bulabildikçe ortak olmak ve kendi yapabileceğimiz üretimleri keşfetmek amacını taşıyan bir projeydi. Bir de bunu çocuklarımızla birlikte yapmak istiyorduk.

Tam da hayal ettiğimiz gibi oldu. Hatta fazlası oldu. Gökten yağmur boşaldı. Son zamanların en çok yağışını aldı bölge. Bu bizi daha çok kuzine çevresindeki sıcaklığa yaklaştırdı. Birbirimize daha çok zaman ayırdık. Köyde yaşadık, yer sofrasında yemek yedik, bahçesine hasada gittik, mısır kaynattık. Samanlıkta gizlenmiş yumurtaların peşine düştük. Kazları kovaladık. Ateş çevresinde Köyün üretimlerini dinledik. Güvendik.

Bizler de sağlıklı gıda arayışımız içinde nelere önem verdiğimizi anlattık. Sağlıklı gıdanın önemini hissettirdik. Aracısız alışverişin etiğini konuştuk.

Hem kamp yapmış olduk, hemde unuttuğumuz çocukluğumuzdaki sabah erken çalışkanlığını hatırladık, mısırın kokusunu, taze yapılmış ekmeğin üzerine salçamızı sürmeyi hatırladık. Ninelerimizin yaşadığı dönemde yaptıkları Kerpiç Evlerde konakladık. Peynir, yoğurt tereyağı yaptık.

Tüm katılımcılarımız köy evini kolaylıkla buldular. Herkes bir işin ucundan tuttu. Yağış toprağı ıslattığından önce çok sık kullandığımız yerlere saman atarak bu sorundan kurtulmuş olduk. Sonra kamp ateşimizi ve çevresini hazırladık.

Bu sırada bir grup öğlen yemeği hazılıklarını bitiriyordu. Yemeğimizi yedikten sonra traktör römorkunda bahçeye gittik. Sezonun son hasadı olarak Kırağı gelmeden tüm ürünleri olmuş olmamış topladık. Gidiş tarihimiz biraz geç kaldığından mısır hasadına yetişememiştik. Ama kaynamış mısıra yetiştik. Döndüğümüzde ilk iş odun ateşinde saatlerce kaynamış, sert, kaynayınca çatlayan, yemesi tok olan bu yerel mısırın tadına baktık.

Çocuklarımız kasada buldukları domatesi yıkamadan yediklerinde bile tedirginlik duymadık.

Akşam yemeğinden sonra kamplarımızın olmazsa olmazı kamp ateşi çevresinde günün yorgunluğunu attık.

Kimileri kerpiç evlerine, kimileri çadırlarına uyumaya gitti. Gece beklediğimiz gibi şiddetli yağış devam etti. Sabaha karşı çıkan sert rüzgarlar çadırlarımızı zorluyordu. Bu sebeple çadırcılar biraz erken güne başladı.

Yağmur hiç kesilmediğinden dolayı planladığımız dış gezilerin bir kısmını yapamadık. Ama sıkılan çocukların kerpiç evin odalarında yaratıcı oyunlar türetmelerinin yolu açılmıştı.

Dönme saati yaklaştıkça bir Pazar haraketliliği başladı. Salçalar, ballar, tarhanalar havada uçuştu.

Kurşunlu Köyünde üretim sürecini özenle anlattığı ürünlerimizi direk ondan alabildik. Bu alışverişin ve sağlıklı oladuğu kadar ahlaklı alışverişin tüm köye yayılabileceği hayalini kurduk. Artık dönüş saati gelmişti.

Katılımcılarımızın uyumu ve özverilerini de burada belirtmek istiyorum. Başka birileri için bir emek harcamak ve emek hediye etmenin büyüsünü her faninin keşfetmesi umuduyla bitiriyorum yazımı. İyi ki varsınız Selçuk Şahin, İyi ki varsınız Tohum Eken Anneler, Oğuz Güven.

Yazarın hayali : Çocuklarımızı kapsayan üç projenin sonuncusu olan Tohum Ekelimmi Anne ‘nin bu ilk sayılabilecek faaliyeti ile birlikte umarım proje katılımcıları ve destekçileri ile hayal ettiğimiz şeyleri yapabiliriz.

Sağlıcakla kalın

Alpay Oğuş

Eylül 2014

{phocagallery view=category|categoryid=65|limitstart=0|limitcount=0}

 

Yorum Ekle