Taraklı Karagöl Çocuk Kampı - 28 Haziran

Çocuklar çok heyecanlı. Karagöl artık bu sefer iptal olamazdı. Yine kısmı uyarılar eşliğinde yola çıktık. Sabah taraklı ayrımından sonra güneşli hava eşliğinde buluşma noktasına vardık. Köy pazarından alışverişleri yapıp yaylaya doğru yola koyulduk.

Yaylada sisli hava karşıladı bizi. Hızlıca kamp kurulumumuzu yaptık. Diğer yaylara göre buluşma yerimiz ile yayla yakın olduğundan çok zamanımız kalmıştı yürüyüşe kadar. Bizde keyfini çıkardık. Yer yer hava bizi serinletecek şekilde serpinti yağış yapıyordu. Ama yağmur hiç görmedik. İlk gün orman içinden köye rotamızı yürüdük. 5.5 km iyi bir yol. Köyün içindeyken 50 m ye kadar görüş veren bir sis vardı. Köyden ayrıldığımızda hava tekrar açtı. Biz güneş için sevinirken birden hava kapanmaya başladı ve gün boyu olan rüzgar şiddetlendi. İlk defa tüm çadırların rüzgar iplerini bağlattım. Gece boyunca rüzgar hiç kesilmedi. Ama bu gecenin ısısını yükseltiyordu. Ateş kısmı biraz rüzgarlı olmuştu. Ateşin sıcak tarafına kimse oturamıyordu ama öbür tarafta pek ısıtmıyordu.

İşte burda türk zekası devreye girmiş. Ben Erin’i uyutup geldiğimde bir baktım 3-5 kişi kalmış. Onlarda mutlu mesut muhabbaet ediyorlar. Otur abi dediler kamp koltuğuna oturdum. Ardından koltuk altı köz servisi başladı. Abi o ne güzel sıcak. Bağımlılık yapar. “Tüm gece koltuk altı köz” Caps’leri ile gecemize renk kattık.

Sabah yine kapalı hava bizi karşıladı. Böyle havaları deneyimlemek çok iyi geliyor bana. Farklı bir enerjisi var. Farklı bir iz bırakıyor. Yürüyüş tabii yine kaçmaz aktivitemiz. Bu sefer ters tarafa bir keşif. Yolun sonuna doğru artık bitmiş bedenler. 6 km iyi geldi.

Döndük ve hava açma emareleri verdi. Toparlanmıştık ama güneşi görünce tekrar yayıldık.

Vee mayolar boşuna gelmemişti Göle girdik. Hava acayip ısınmıştı. Buz gibi göl suyu ancak yetiyordu serinlemeye. Kalanlar üşüyene kadar devam ettik. Sonra tekrar yolara düştük.

Biz bu hafta sonu “AVM’ ye Gitmedik”

Alpay Oğuş

 {phocagallery view=category|categoryid=57|limitstart=0|limitcount=0}

2 yorum

  • Yorum Linki Orkun Niron Çarşamba, 02 Temmuz 2014 11:00 yazan Orkun Niron

    Ben de buradan ulaşım sorumlusu ve ısınmak için sokulduğum Ahmet Orhan'a, mutfaktan ve ortalığı toparlamaktan sorumlu (aslında herşeyden sorumlu diyebiliriz) sevgili eşi Oya Orhan'a teşekkür ederim.

  • Yorum Linki Ahmet Orhan Pazartesi, 30 Haziran 2014 16:37 yazan Ahmet Orhan

    cuma akşamı birisi bize şu fotoğrafları gösterseydi ve "işte böyle sisli puslu olacak, ateş bile ısıtamayacak" deseydi, sanırım bagajı yeniden eve taşır, ertesi sabah sıcacık yataklarımızdan çıkmazdık.

    -iyi ki kimse böyle bir şey dememiş-

    arabadan inip eşyalarımızı kamp yerine taşırken bile aklımızda bir soru işareti vardı. acaba yanlış bir iş mi yaptık, hadi biz neyse de çocuğu üşütür, hasta eder miyiz? diye düşünüyorduk.

    soğuk muydu, evet soğuktu. çocuklar bunu dert ettiler mi, hayır etmediler. biz yetişkinlerin muazzam projeksiyonlarla kurduğumuz "şöyle olursa böyle olur sonra da şu olur, işte o zaman hapı yutarız" gibi kuruntu tuzaklarımızdan azade, çocuklar sadece üşüyünce, üşüdüm dediler. uykuları gelince kendiliklerinden çadırlarına girdiler. konforlu evlerimizde bin bir güçlükle yataklarına gönderebildiğimiz küçümenler, doğadayken neye gereksinim duyduklarını anlıyor ve inisiyatif kullanarak gereğini yapıyorlardı.

    galiba 25-26 araçlık bir topluluktuk. her bir araçta en az 3 (anne-baba-çocuk) kişi olsa yaklaşık 75-78 tane iyi insanla tanıştık. zaman zaman birbirimize karşı "kibarlıktan kırılıyor" olsak bile ortak paydalarda buluşan bunca insanla yan yana olmak güzeldi.

    dönüş yolunda hepimizin pili bitmişti. eve geldiğimizde eşyaların bir kısmını kaldırdık, bir kısmına hiç dokunmadık bile.

    bunca üşüme ve yorgunluktan sonra "yine olsun yine gidelim" demekten kendimizi alamıyoruz.

    başta alpay olmak üzere orada bulunan en az 75-78 insana çok teşekkür ederiz.

    - kızım: kampa gidelim mi baba?
    - ben: durduğumuz kabahat :)

Yorum Ekle