Soğucak Yaylası - Ayşe Alpan

Selam Herkese,

Anlatacak o kadar çok şey var ki..
Her ne kadar eşimle daha önce kamp yapmışlığımız olsa da “keyif” üzerine olduğundan bu kampta farkındalığımın biraz daha artmış olduğunu belirtmek isterim.

Asya ile daha önceki maceramız 6 aylıkken yazlık evin balkonuna kurduğumuz çadırda gerçekleşmişti, tepkisini merak etmiştik ve olumlu sonuç almıştık. Önceki kampı istemeden kaçırdığımızdan bu kamp için çok hevesliydik. Akşam hazırlığımız yaklaşık 3 saat, sabah ise 1 saat sürdü Malum çocuk olunca her detayı düşünmek lazım, düşündüğüm halde ne kadar eksikle yola çıktığımı ise gidince anlayacaktım.

 

Geç kalma paniği ile yola çıkmış ve başka bir köyde başka bir muhtarlık önündeki beyaz jeepi aramış olsak da (bu aramalar tamamen benim yüzümdendir, yanlış yönlendirme deyip konuyu kapatalım lütfen ) çok geç kalmadan buluşma noktasındaydık. Yorucu ve tozlu bir yolun ardından ise kamp yerinde. Bizim için kamp tamamen Asya üzerine kurulmuştu. O mutlu olursa biz de mutlu olacaktık.


Gün içi yaşadığımız detaylar zaten Alpay tarafından anlatılmış ayrıntılı olarak; benim yazmak istediğim ise kamptaki uyum ve anlayıştı. Herkes birbirine yardım etmeye çalışıyordu, özellikle Evrim’in bebeği Deniz için yaptığı tarhana çorbasını Asya ile paylaşması en çok hoşuma giden durumdu, aynı zamanda Kurt Abi ’nin bizim için de malzeme alması ve pişirmesi…


1 Günlük kamp olsa da bizim için dolu dolu geçti diyebilirim. 1. Gün yürüyüşümüzü kısa kesmiş olsak da, Asya 2. Gün büyük bir performans gösterdi ve uzun süre bizi de şaşırtacak derecede yürüdü. Dönüş yolunda kampa yakın bir civarda uyumuş olması tamamen uyku saatine denk gelmiş olduğundandır, yoksa kızım daha da yürürdü.


Yeğenim İpek tesadüf eseri oradaydı, başka bir şehirde yaşadığından tatiline denk geldi, dönüşünde ilk sorduğu soru ise “ben gitmeden başka kamp olacak mı?” sorusuydu. Asya ne kadar anlamasa da İpek için çok yararlı oldu diyebilirim. Mesela dün akşam yediğimiz meyva çekirdeklerini kurutmaya başladık.


Kampta yapılan ve Alpay beyin bahsettiği bisküvi deneyi ise tamamen benim eserimdir Ben olmasaydım o deney asla yapılamayacak ve çocuklar bir bilgiden eksik kalacaktı Yakın beni, öldürün beni dedim ama affettiler.

En keyif aldığım an ise kamp ateşiydi, odun toplar saatlerce yakabilirim, hatta bu defa uyarılara! rağmen çekirdek de yedik, hem de bol tuzlusundan. Uyarının ciddiyetini ise gece anladım tabii.

Benim için kamp sonuçlarına gelince;
Asya için daha fazla organizasyona katılmalı ve daha sosyal bir çocuk olması için çaba sarfetmeliyim,
Eksik kamp malzemelerini en kısa sürede tamamlamalı ve eksiksiz gitmeliyim,
Meyva çekirdeklerini ve bulduğum tohumları doğada yetişecekleri şekilde ekmeliyim, çevremdekilere de öğretmeliyim,
Rahatım için şişme yataktan vazgeçmeli ya da yaşanacak krizlere boyun eğmeliyim,
Çadırımın yanında tavuk parçaları bırakmamalıyım (kurtlar gelir yer, doymazsa beni de yer )
Asla ve asla; bisküviydi, çukolataydı vs gıdalar yememeli, yedirmemeliyim
Akşam çekirdek yememeliyim, malum dışarıda kurtlar var
Güneşten ailemi daha iyi korumalıyım

Tek tek isim yazmayacağım, bir araya gelmemize ve harika bir hafta sonu geçirmemize vesile olan Kampa Gidelimmi Baba'ya ve tüm katılımcılara çok çok teşekkür ediyorum, sizlerle yeniden bir kamp alanında beraber olmayı diliyorum.

Sevgiler.
Alpan Ailesi
Ayşe – Tamer ve Tamay Asya

Yorum Ekle