Perşembe, 10 Ocak 2019 15:20

Bir "Kuşevi" neden sadece bir "Kuşevi" değildir.

Yazan

Biliyorum yazılar okunmuyor. Okumaya zamanımız yok çünkü. Aynı anda bir kaç şey yaparsak yetişebiliyoruz sanıyoruz yaşama ya. İşte bende ısrarlar çocuklarla çıktığımız yolculuklarda onlara kılavuz olabilecek her şeyi yazılı hale getirmeye çalışıyorum. Umarım boş değildir bu çabam.

Yazının başlığı olan “Kuşevi” bu yazının konusu. Kuşevini görünce bende yarattığı duyguları ve bu yapan baba ve kızın hikayesini yazarak kalıcı hale getirmezsem olmazdı.

Permakamp Kamplarımızdan birinin içindeyiz. Bizler kampları yaparken kafamızda yarattığımız programları bir tabu haline getirmeden ilerliyoruz. Bu ne olursa yapıyoruz anlamına gelmesin. Topluluğumuzu oluşturan gurubun ihtiyaçlarını gözlemlemeye çalışıyoruz. Çünkü sürekli etkinlikler içinde olan çocuklar yine yetişkinler tarafından tanımlanmış çalışmalar yapmak istemiyor. Kimisi ise kısa yoldan sonuca ulaşabileceği bir şey yapmak istemiyor. Kimisi çok oyun oynamaya zaman bulamadığı için oyun oynamaktan başka bir şey yapmak istemiyor. Bu kadar değişik duygunun aynı yerde yaşayabilmesi ve faydalanabilmesinn bir yolu vardır. Olan şeylerin kişi bağımsız ilerlediği yaşayan, kaygısız, zamansız, "tasarımsız zamanlar tasarlamak". İşte bizim işimiz bu.

Pazar sabah kahvaltısı sonrası çocuklardan bir gurup yine ağaçların üzerinde oynarken ve “Flying Fox” ta özgürce uçarken, çocuklardan biri kuş evi yapmak istediğini söyledi. Ne güzel istekle yapılacak şeyler. Hemen uygun dille duyurusunu yaptım. Katılmak talebinde bulunan 5 çocuk ve teknik alet kullanımında onlara yardımcı olacak ebeveynleri yanımda toplaştılar. Bir ebeveyn için bundan güzel çalışma ortamı olamaz sanırım. Dışarıda güneş altında teknik aletlerle birlikte bir üretim yapmak. Hem de bu üretimin Permakamp gibi bir yerde işe yarayacağını bilmek.

Aman tanrım uzatmayacaktım iki paragraf bitmiş bile. ?

Teknik aletleri çalışma masasında toparladık. Testereler, vidalar, çekiçler. Tamamda neyle yapacağız Kuşevini dedi biri. Tamam dedim şimdi oraya gidiyoruz. Hurdalığımızın yolunu tuttum. Hurdalığın yanına vardığımızda herkesin yüzü bir düştü. Evet bir sürü bir şey olan acayip karışık bir yer vardı karşılarında ve kuş evi olabilecek hiç bir şey yoktu.

İtirazlar yükseldi. Tabii ben bunları sakince karşılayıp tüm malzemelerin burada olduğunu yapmaya girişmeden önce her yeri karıştırmaları gerektiğini söyleyip oradan ayrıldım. Benim bir kolaylaştırıcı olarak görevim bu kadardı. Riskleri de almalıyım ki gerçek bir sabrın yolunu açabileyim.

Uzaktan gözlemlerimde geriye o güneşin altında kalan sıcak masada 1 baba ve  kızın olduğunu gördüm. Bunun benzeri 10 ayrı uygulamam aynı anda olduğundan diğerlerine de yeterli zamanı ayırmam gerekiyor. Ara ara yanlarına gidip bir şeye ihtiyacınız varmı diye sordum. Tel makası vs gibi bazı aletler istediler bende bizde var ise ya da yerine kullanılabilecek bir şey varsa onu temin edip ayrıldım  yanlarından. Sanırım 2 saat daha zaman geçmişti.

Artık ellerine bu kuş evini alıp büyük bir mutlulukla yemek alanımıza geldiklerinde kız çocuğunun gözündeki o mutluluğu görmenizi isterdim. Evet gerçekten hiç bir şey olmayan yerden muhteşem bir sanat eseri çıkmıştı.

Çocuklara rehberlik ederken biz yetişkinlerin görevi onların önlerinde ki engelleri yoketmek değildir. Bilmedikleri ve tecrübe edemedikleri hiçbir durum onlarda bir gelişime sebep olmaz. Hatta farkına bile varmazlar olanların.

Sadece hiç emek harcamadıklarını ve sonuca ulaştıklarını görürler. Gerçekten bunu öğretmeye  çalışıyor olamaz herhalde hiçbir ebeveyn.

Öyleyse gelişimin ve öğrenmenin yolu önümüzde hazır olanlarda değil, bizim arayıp bulduklarımızla işlettiğimiz süreç olduğunu unutmayalım. Çocuklarımızın gelişirken sadece buna ihtiyacı var.

Kuş evi bize bunu anlattı, hatırlattı tekrardan.

Sağlıcakla kalınız.

Alpay Oğuş

Ocak 2019

 

 

 

Yorum Ekle